Ayhan Bora Kaplan, Kriptoloji Uzmanı Olmasını Sağlayan Dosyayı Değerlendirdi

Ayhan Bora Kaplan, Kriptoloji Uzmanı Olmasını Sağlayan Dosyayı Değerlendirdi

4 Haziran 2026 tarihinde, Ayhan Bora Kaplan’ın suç örgütüyle ilgili istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davada duruşmalar devam etti. Tutuklu sanık olarak mahkemede yer alan Kaplan, buluntu bir telefonun içeriği hakkında açıklamalarda bulunarak, “Bu dosya sayesinde bilirkişi, hukukçu ve kriptoloji uzmanı oldum” ifadesini kullandı. Ayrıca, buluntu telefonla ilgili olarak M.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini belirtti.

Kaplan, suç örgütü davasında 17’si tutuklu 61 sanığın aldığı bazı cezaların istinafta bozulmasının ardından, dosyaların birleştirilmesiyle 76 sanıklı davanın görüldüğü duruşmada, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonunda ifade verdi. Duruşmaya, kendisiyle birlikte “M7” kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik ve taraf avukatları da katıldı.

Mahkeme Başkanı, dünkü oturumda savunması yarım kalan Kaplan’a söz verdi. Kaplan, istinaf öncesindeki ilk duruşmada eski Mahkeme Başkanı’nın kendisini dinlemediğini ve bunun sebebinin kararı daha baştan vermiş olması olduğunu iddia etti. “Bu dosyayı isimleri değiştirilmiş iki hukuk öğrencisine verin, sonuç ceza çıkmaz” diyen Kaplan, eski Mahkeme Başkanı’nın müşteki sanık polislerle iletişimde olduğunu ve bunun, yargılamayı etkilediğini öne sürdü.

Kaplan, ana dosyada verilen karar ve iddianameyi hazırlayan Savcı’nın değerlendirmelerinin dikkate alınmaması gerektiğini belirterek, “Bu dosyayı isimleri değiştirerek iki hukuk öğrencisine verin, yemin ederim ceza çıkmaz” dedi. Ayrıca, birleşen dosyada müşteki sanık olarak yer alan polislerin sadece “görevi kötüye kullanma”, “resmi belgede sahtecilik” ve “tanığı etkileme” suçlarından yargılandığını ifade etti. Yüzlerce delilin bulunduğu WhatsApp yazışmalarının mahkemede okunmasını ve ek savunma alınmasını talep etti.

Kaplan, sanık polislerin iftira attığını savunarak, “Allah ayaklarına doladı. Buluntu telefonun alt bilgisine ulaşamamışlar. 2023’te verdiğim savunmada sahte mesajlar oluşturulabileceğini söyledim. İzin verirseniz, ben de bir telefon yapıp getireyim. İnanıyorum ki haberlerde manşet olur” şeklinde konuştu.

Savunmasının devamında buluntu telefonun içeriğinden örnekler vererek, “Bu dosya yüzünden bilirkişi, hukukçu, kriptoloji uzmanı oldum. Buluntu telefonla ilgili olarak M.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunmanız lazım. Onun yaptığı belli” dedi. Siber suçların manipülasyon bulamaması durumunun, sahteciliğin yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Duruşmada, avukat Duran Göçer tarafından sunulan sahte telefonlara ilişkin bilirkişi raporunun “manipülasyon tespit edilmediği” sonucunu içerdiğini de sözlerine ekledi.

Son olarak, duruşmaya sanık beyanlarıyla devam edileceği belirtildi. (ANKA)

Author: Yusuf Kurt